POPÜLER YOZLAŞMA

      ”Popüler kültür” kelimesinin bana göre anlamı, insanların beş duyu organlarını kullanarak ve koyun sürüsü gütme psikolojisinden yararlanılarak dayatılan yozlaşmış ”şeyler” dir. Daha çok insanların milliyetçilik (ırkçılık), din gibi inançları kullanılarak dayatılır, varlığı devam ettirilir. Başka seçenekler gösterilmez, öğretilmez, diğer seçenekler gelişmemeye maruz bırakılır ve böylece dayatılan, kültürde gösterilen ”şey” lerin toplum tarafından benimsenmesi sağlanır. Bu dayatılan ”şeyler” in beğenilmemesi tepki alır, çünkü kültürdeki dayatmaların varlığını sürdürmesi insanların sömürülen din, milliyetçilik duyguları ile mümkündür.

          Toplumda insanların farklı dinlerde, kültürlerde dolayısı ile farklı beğenilerde olabileceği, hatta aynı din, aynı kültürün içinde de olsa farklı beğeni, anlayışa sahip olabileceği, 2011 yılında bile hala ülkemizde kabul edilen bir durum değildir.

       Seksenlerde ”bizim müziğimiz” diyerek, minübüste, televizyonda, orada burada, her yerde zorla beynimize, kulaklarımıza tecavüz ederek maruz bıraktıkları arabesk yaygarısının varlığı, yozlaşma karşıtları bizler tarafından tam mat ediliyor derken bir de pop yazlaşmasına maruz kaldık  (kabus hala devam ediyor).

       Önce fakir halka şan, şöhret para vaad ederek, fakir ama hayalleri olan vatandaşın sırtından ”zengin kıro milyonerleri” doğdu. Bu ”kıro”lar yoz ama kendilerine bol bol para kazandıran arabesk tuzağı ile çoluk çocuk demeden herkesin geleceği ile oynadı. Okula gitmesi, eğitim görmesi gereken çocukları ”Unkapanı” denen kapana kıstırıp, hayatları, gelecekleri, hayalleri ile oynadılar. İşin kötüsü eğitimsizler tarafından toplumun daha fazla eğitimsizliğe  yönlendirilmesi ülkeyi yönetenler,vatandaşın eğitiminden sorumlu olanlar tarafından engellenmedi, hatta desteklendi.

        Bir toplumu istediğin gibi yönetmenin yolu onu eğitimsiz bırakmaktan geçer. Yozlaşmanın simgesi arabesk böylece çok fazla kişinin ekmeğine yağ sürmüş oldu. Yıllarca arabesk ve popüler yoz müzik ile toplum cahil bırakıldı. Caz, klasik gibi dünyaca kabul görmüş iyi müzik türlerinin Türkiye’ de gelişmesine, dinlenmesine,bilinmesine menfaati gereği eğitime karşı insanlar tarafından izin verilmedi. Kendi farkındalıkları ile bu müzik türlerini dinleyen, tanıyan, seven insanlar cahil ve eğitime karşı toplumun çoğunluğu  tarafından suçlandı, dışlandı. Dar bakış açıları ile klasik müziğe ”gavur müziği”, ”bizim müziğimiz değil” diyerek  müzikte ”sizin”, ”bizim” ayrımcığını yaptılar, her alanda insanları çeşitli guruplara ayırdıkları gibi.  Müzik, dünyada hiç kimsenin tekelinde olamaz. Kim ne dinliyor, ne seviyor ise onun müziğidir. Klasik müziğin doğum yeri sayılan Avusturya’ da, ”bizim müziğimiz” diye insanlara klasik müzik empoze edilmiyor. Ülkemizde insanlarımız düşüncede zaten özgür olmadıkları gibi bir de beğenilerinde özgür değiller. Beğenileri, zevkleri için yargılanıyor, dışlanıyorlar. Bakış açısı, kafa yapısı değişmediği sürece, eğitimi menfaatlerine ters gördükleri için cehaleti destekleyenler olduğu sürece ülkemiz Orta Çağ kafası ile yaşamaya devam edecektir. Az sayıdaki iyi müzik dinleyicisi ve müzisyenler hala bu cahil güruha karşı kaliteli müziği dinlemeye ve icra etmeye devam ediyorlar.

          Sadece müzikte değil, sinema, televizyonda da topluma yozlaşmış yeni alanlar sunulmaktadır. Yine birileri  ”Kurtlar Vadisi” gibi kötü mesajlar veren sayısız dizi ve filmlerle ceplerini doldururken şiddet, kadını küçümseme, değer vermeme, taciz gibi olumsuzlukları da topluma empoze etmeye devam ediyorlar. İnterneti porno görenler, mantar gibi patlayan, kalite değil, popülerlik, para getirme baz alınarak dayatılan dizi ve filmlerdeki şiddetin, tacizin, yozlaşmanın normalmiş gibi insanların bilinç altına yedirilmesinde sakınca görmüyorlar.

           Kültürün gelişmesi,yozlaşmanın engellenmesi konusunda ülkem için umudum yok. Çünkü yıllarca farklı seçeneklerin sunulmaması, göz önünde olmaması, kabul görmemesi ile dayatılanlar sadece eğitimsiz kesimi değil, eğitimli insanları da ekseni içine almaktadır. Menfaat nesilleri harcamaya devam ederken, bizler,  az sayıdaki farkında insanlar olarak farkındalığımızı, kaliteyi yaşamaya, mümkün olduğunca yeni nesillere öğretmeye devam edeceğiz.

Advertisements

Leave a comment

Filed under Uncategorized

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s